Bebek İsteyenler İçin Cinsellik

İstemelerine rağmen gebelik elde edemeyen çiftlerden bazılarında altta yatan problem uygun zamanda ve yeterli sıklıkta ilişkinin olmaması, ya da uygulanan yanlış yöntemler gibi çok basit nedenler olabilir.

Kadınların herhangi bir ayda gebe kalma olasılıkları %20-25 arasındadır. Çiftler bilgi eksikliği nedeni ile yaptıkları bazı davranışlar yoluyla bu olasılığı azaltabilirler. Kısır olduklarını düşünen bazı çiftlerde alınacak basit tedbirler ve uygulanacak çok kolay yöntemler ile hiçbir tedaviye gerek kalmadan gebelik elde edilebilir.

Uygun zaman
Gebelik isteyen çiftler için cevaplandırılması gereken ilk soru en uygun zamanın ne olduğudur. Düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama genelde adet siklusunun 14. gününe denk gelir. (adet kanamasının başladığı günden itibaren 14. gün). Ancak yumurtlama tarihinde sapmalar olabileceği, ve sperm ile yumurta hücresinin kadın vücudu içinde yaşama potansiyeli göz önüne alındığında 9 ile 15. günler arasında gün aşırı cinsel ilişki olması gebelik şansını yükseltir.

İlişkinin her gün önerilmemesinin sebebi erkeğin sperm kalitesini düşürmemektir. Her ilişkiden önce erkeğin en az 48 saat süreyle boşalmaması özellikle sperm sayısı düşük ya da sınırda olan erkekler için yararlıdır. Alınabilecek başka bir önlem de ilişkinin sabah olmasıdır. Boşalmanın olmadığı geceyi takip eden sabah erkeğin sperm düzeyleri en yüksek sayıdadır. Ancak bu ilişkiler yaşanırken “bugün mutlaka ilişkide bulunmamız gerekir” şeklinde stres yaratmak gebelik açısından olumsuz etki gösterir. Bu stresi gidermek için olayı kendi haline bırakmak veya egzersiz, yürüyüş gibi stres giderici faaliyetlerde bulunmak gereklidir. Unutulmamalıdır ki üreme sistemini yöneten bütün hormonlar hem fiziksel hem de ruhsal strese karşı hassastır.

Uygun Şekil
Gebelik için uygunnem saptandıktan sonra ikinci aşama cinsel birleşmenin şeklidir. Pek çok pozisyon gebelik için uygun ortam yaratmaz. Normal bir ilişki sonrası gebelik oluşabilmesi için spermlerin vajinaya uygun şekilde bırakılması ve vajinanın spermlerin rahim içine doğru ilerleyebilmesi için uygun pozisyonda durması gerekir. Bu şartları sağlayan pozisyonlar erkeğin üstte olduğu, kadın ve erkeğin yana doğru dönük olduğu pozisyonlar ile kadının diz-dirsek pozisyonunda olduğu şekillerdir. Erkeğin üstte olduğu durumda kadının kalçaları altına bir yastık yerleştirerek pelvisini yükseltmesi spermlerin doğru yönde ilerlemelerine yardımcı olur. Diz-dirsek pozisyonu ise özellikle sperm sayısı düşük olan durumlarda ek fayda sağlar. Oturur pozisyonda, kadının üstte olduğu veya ayakta olan cinsel ilişkiler gebelik elde etmek için uygun değildir.

İnsanlarda cinsel ilişkinin amacı büyük ölçüde haz almak olmasına rağmen biyolojik açıdan primer amacı soyun devamını sağlamak yani gebelik elde etmektir. Bu amaç dışında birleşme doğada sadece insanda ve birkaç türde daha olmaktadır. Gebelik elde etmek isteyen çiftler bu nedenle ilişki esnasında bazı etkinliklerden kaçınmalıdırlar. Bunların başında oral seks gelir. Tükürük içinde bulunan birtakım enzimler ve bakteriler spermlerin dölleme kabiliyetini azaltır, hatta spermlerin ölümüne neden olabilir. benzer şekilde anal seks de sperm aktivitesi üzerinde olumsuz etki yaratabileceğinden bu tür ilişkilerden kaçınılmalıdır. Yine benzer mekanizma ile ilişki esnasında kullanılabilen kayganlaştırıcılar da sakıncalıdır. Özellikle petrol bazlı olan vazelin, masaj yağları gibi maddeler kesinlikle kullanılmamalı, mutlaka kayganlaştırıcı kullanılması gerekiyor ise su bazlı olanlar tercih edilmelidir. Gebelik arzulayan çiftlerin su altında veya içinde ilişkide bulunmaları vajen pH’ı bozulacağından sakıncalıdır. Sıcak su da sperm sayısı ve hareketliliğini bozacağından önerilmez.

İlişki sonrası
Eğer ilişki sonrası kadın hemen ayağa kalkarsa fazla miktarda meni dışarıya kaçacaktır. Spermler rahim ağzına ulaşacak yeterli zaman bulamadıkları için bu durum gebelik elde edilmesi açısından önemlidir. Gebe kalmak isteyen bir kadın ilişkiden hemen sonra ayağa kalkıp idrar yapmaya ya da yıkanmaya gitmemelidir. İdeal olan kalçalarının altına bir yastık koyarak 20-30 dakika kadar yatmasıdır. Erkek de meni kaçağını azaltmak için birkaç dakika kadar kendini geri çekmemelidir.

Vajina dışarıdan kullanılan herhangi bir maddeye gereksinim duymadan kendi kendini temizleyebilen ve uygun ortamını yaratan bir organdır. Adet kanaması ve ilişki sonrasında dahi vajina sağlıklı kalabilmek için kendi önlemini alır. (Eğer ilişkiden sonra kötü bir koku duyuluyor ise bu enfeksiyonun belirtisi olabilir ve doktor kontrolü gerekir). Sadece gebelik isteyenlerde değil hiçbir kadında vajinal duş önerilmez. İlişki öncesi yapılan duş vajen pH’ını değiştireceğinden gebelik şansını olumsuz yönde etkiler. Spermin yaşama şansı tehlikeye girer, ilişkiden hemen sonra yapılan duş ise spermleri ortamdan uzaklaştıracağından, şansı azaltır. Ayrıca duş, bakterileri kadın üreme sistemi içinde yukarılara doğru zorlayarak enfeksiyon ve dolayısı ile infertilite şansını arttırır.

Özet
Gebe kalmayı planladığız da 3 ay öncesinden korunmayı bırakın
Gebe kalmak için en uygun zamanda gün aşırı ilişkide bulunun
Gebelik için uygun dönemdeki ilk ilişkiden önce ve iki ilişki arasında erkeğin en az 48 saat boşalmaması gerektiğini unutmayın
Sabah erken saatte ilişkide bulunun
Kayganlaştırıcı kullanmayın
Hiçbir zaman ve asla vajinal duş yapmayın
Vajinanın doğal duruşunu sağlayan gebelik için uygun pozisyonları tercih edin
Alternatif seks yöntemlerinden uzak durun
Su altında ilişkide bulunmayın
İlişki sonrası erkek 1-2 dakika geri çekilmemeli, kadın ise 20-30 dakika yatar pozisyonda kalmalıdır.


Bebek İsteyenler Doğum Kontrolünü Ne Zaman Bırakmalı

Eğer prezervatif ve diyafram gibi doğum kontrol yöntemlerini uyguluyorsanız, bunları bırakır bırakmaz hamile kalabilirsiniz. Ancak diğer doğum kontrol yöntemlerinde doktorlar en az bir adet döneminin geçmesi gerektiğini savunuyorlar.

Doğum kontrol hapı:Bu hapları hamileliğinizden en az üç ay önce bırakmanız gerektiği gibi bazen bir ay da yeterli olabiliyor. Ayrıca bu hapları bıraktıktan sonra en az bir kez adet görmeniz gerekmektedir.

Rahim içi araç (RİA):Doğum kontrol yöntemlerindeki aynı yöntem RİA için de uygulanmalıdır. Bıraktıktan sonra en az bir kez adet görmelisiniz ve bu süreçte bariyer metodunu uygulamalısınız.

Sağlıklı ve formda kalmanın faydaları

Hamile kalmanızdan en az üç ay önce sağlıklı bir yaşam düzenini benimsemeniz hamile kalma şansını ve bebeğin sağlıklı doğmasını sağlayacaktır.

Sağlıklı bir diyet:Diyetinizi size rahatsızlık vermeyecek şekilde düzenleyebilirsiniz. Kepekli ekmek, pirinç ve patates gibi yiyecekler kaliteli karbonhidrat sağlarlar, kaymaksız süt ve düşük yağlı peyniri tercih edin, yemeklerde ayçiçek ve zeytinyağı kullanın. Bol miktarda meyve ve sebze yiyin. Suni yemeklerden kaçının ve öğün atlamayın.

Egzersizler:Haftada en az üç kez kalp atış hızınızı yükselten 20 dakikalık egzersizler yapmalısınız ve eşinizle beraber uygulayabileceğiniz bu egzersizler jogging, yüzme ya da jimnastik gibi hafif sporlar olmalıdır.


Gebelik Belirtileri - 1

Etiketler: , , , , , , , ,

Günümüz kadınları geçmişe oranla sağlıkları konusunda daha bilinçliler. Kadınların, iş yaşamında aktif rol alması, bilgiye erişimin teknoloji ve gelişen basın yayın kuruluşları ile kolaylaşması bilinçlenmeyi destekleyen en önemli etkenler arasında.

Gebelik, bir kadının yaşamı boyunca yaşayabileceği en önemli deneyimlerden biri şüphesiz. Gebelik sürecinin zorlukları, doğum ve sonrasında bebek bakımı ve kadının bir birey sıfatına anne sıfatının da eklenmesi kadının yaşamını tamamen değiştirebiliyor.

Gebe olduğumuzu nasıl anlayabiliriz?

Gebeliğin ilk belirtilerinden biri adet görmeme yani Amenore ‘dir. Amenore tek başına gebeliğin kesin olduğunu gösteren bir belirti değildir. Amenore nedenleri sadece gebeliğe bağlı değildir. Birçok sosyal, psikolojik ve fiziksel nedenler de Amenoreya neden olabilir. Adet gören kadınlarında gebe olma olasılıkları vardır. Üstüne adet görme ismi verilen durumda gebelik olduğu halde adet görüldüğü olmuştur.

Gebeliğin en zor dönemlerinden biri bulantı ve kusmanın olduğu dönemdir. Annenin vücudu gebeliğe ve gebelik nedeniyle yükselen hormonlara alışmaya çalışırken bu hormonlar bulantı ve kusmayı tetikler. Bulantı kusma bazı anne adaylarında daha çekilebilir olurken bazı anne adaylarında bulantı kusma oldukça şiddetli olabilir. Şiddetli bulantı kusma yaşayan gebeler normal yaşamlarını devam ettiremez ve beslenemeyebilirler. Bulantı kusma genellikle sabah saatlerinde yoğun yaşanırken bazı durumlarda herhangi bir rahatsız edici koku da bulantı kusmayı tetikleyebilir. Kötü kokuların yanında gebe kalınmadan önce sevilen besinlerin kokusu bile hastanın kusmasına neden olabilir. Gebelikte bunları ek olarak ağız salgısında artış (hiper salivasyon) ve ağızda aşırı sulanma (pitiyalismus) görülebilir . bulantı gebeliğin ilk haftalarında çok yoğu olabilir. Birçok gebe bulantıların 3 aydan sonra azaldığını belirtse de bazı durumlarda bulantı gebelik süreci boyunca devam edebilir. Hekimler bulantı ve kusmanın önüne geçebilmek için gebeye ilaç önerisinde bulunabilirler.

Gebeliği başladığı aylardan itibaren uterusun genişlemesi karın bölgesinde bulunan organların sıkışmasına neden olur. Bu sıkışmadan ilk etkilenenlerden biri idrar kesemiz yani mesanemizdir. Gebe kadınların sıklıkla idrar çıkmaları da bu nedenledir.

Gebeliğin ilk aylarında artış gösteren hormonlar göğüslerdeki hassasiyeti artırır. Meme dokusu salgılanan hormonlar sayesinde çoğalmaya ve memeyi daha hassas hale getirmeye başlarlar. Memelerde oluşan dolgunluk, kaşınma ve karıncalanma hissi anne adayını rahatsız edebilir. Bu dönemde anneler yeni iç giyimler alabilirler. Meme dokusunun artması ile birlikte meme başında da değişiklikler görülmeye başlanabilir. Meme başı eskiye oranla daha büyük ve koyu renklidir. Gebeliğin ilerleyen aylarında meme başından süt benzeri sıvı gelebilir. Bu sıvı anne sütü kadar kaliteli bir süt değildir. Bu nedenle kolostrum olarak isimlendirilir.

Gebelerin cildinde önemli değişiklikler meydana gelir. Gerilen deri Stria Gravidarum ismi verilen çizgiler oluşabilir. Bu çizgiler gebelerin %90’ında görülebilir. Bunlara ek olarak annenin yüzünde doğum lekesi denilen kahve lekelenmeler de oluşabilir. Buna da Kloazma Gravidarum ismi verilir.

Gebeliğin ilk aylarında aşerme de görülebilir.


Gebelik Belirtileri - 2

Gebelikte çoğu kadın tarafından hissedilen belirtiler ve bulgular
vardır.

Bunlardan başlıcaları:

1. Adetin gelmemesi (amenore)

2. Bulantı ve kusma

3. İdrar şikayetleri

4. Yorgunluk

5. Fetal hareketlerin algılanması

6. Göğüslerde değişiklikler

7. Vaginal mukoza renk değişikliği

8. Artmış deri pigmentasyonu ve abdominal striaların görülmesidir.

AMENORE:

Daha önce düzenli adet gören sağlıklı kadınlarda beklenen adetin görülmemesi
gebelik yönünde önemli bulgulardandır.

Fakat amenore hiçbir zaman tek başına gebeliğin kesin olduğunu göstermez.
Psikolojik ve sosyal şartlar, iklim ve yer değişiklikleri adetin aksamasına
neden olabilir. Ayrıca ağır enfeksiyon hastalıkları veya diyabet, ve diğer bazı
hormonal hastalıklarda da amenore vardır (Basedow hastalığı, miksödem,
akromegali, Addison). Çocuk emziren kadınların %80′ inde amenore görülür.

Nadiren de olsa henüz hiç adet görmemiş puberte çağındaki bir
çocukta, bir süredir menopozda olduğu bilinen kadında da gebelik olabileceği
unutulmamalıdır.

Bunların aksine gebe olduğu halde adet gören kadınlar da vardır. Halk arasında
buna “üste adet görme” denir.

BULANTI - KUSMA:

Genellikle gebeliğin 2-12. haftalarında gözlenir. Gebelerin yaklaşık %
50-60′ında bulantı-kusma görülür. Sıklıkla bulantı sabah uyanıldığında çok
şiddetlidir ve gün ilerledikçe azalır. Gebelik sırasında hastanın değişen
metabolizmasının, değişik durumunun, endokrin bezlerin bulantı - kusmada
rollerinin olduğu düşünülmektedir.

Gebelikte ayrıca tükrük salgısında artış (hipersalivasyon) ve ağızda aşırı
sulanma (pitiyalismus) mevcuttur.

MESANEDE DUYARLILIK ARTIŞI:

Gebeliğin başında büyüyen uterus mesaneye bası yapar. Mesane duyarlılığı artar.
Kapasitesi azalır. Sık idrara çıkılır. Bu belirti gebeliğin 2.devresinde azalır.
3. trimesterde fetal baş pelvise inince yeniden başlar.

YORGUNLUK:

Erken gebeliğin sık rastlanan ve bazen çok şiddetli olan belirtisidir.
Yorgunluk, yapılan işle orantısızdır. Genellikle 20. haftadan sonra geçer.

FETAL HAREKETLERİN ALGILANMASI:

Genellikle Multiparlarda 16-18. haftalarda, primiparlarda, 18-20. haftalarda
gebe tarafından fetal hareketler hissedilir. Bu batın içindeki kanat
çırpılmasını andıran bir duygu olarak algılanır. Bu hareketlerin şiddeti giderek
artar. Bu hareketlerin anne tarafından algıladığı ilk ana “CANLANMA” denir.

MEMELERDEKİ DEĞİŞİKLİKLER:

İlk adet gecikmesinden kısa bir süre sonra memelerde dolgunluk, duyarlılık,
karıncalanma hissedilebilir. Gebeliğe eşlik eden meme değişimleri, meme
dokusunun hormonal uyarısına bağımlıdır, ama hemen adet öncesinde de aynı
belirtiler bulunabilir. Nadiren yüksek prolaktin düzeylerinin varlığında
memelerde gebeliktekini andıran değişimler olabilir.

Memelerde bez, yağ ve bağ dokusunda artış olur ve damarlarda, lenf bezlerinde
hipertrofi meydana gelir. Böylece memelerin şekil ve kıvamında karakteristik
değişiklikler olur. Areola halkası genişler ve mamilla büyür, uzar. Areolada
bulunan rudimenter süt bezlerinden, Montgomery bezleri aşırı belirginleşir.
Areola ve mamillanın rengi, artmış pigmentasyon nedeniyle değişir (renk açık
kahverengiden, koyu siyaha kadar olabilir). Çoğunlukla 2. gebelik ayından
itibaren özellikle pigment bakımından zengin olan hastalarda pigmentasyon areola
halkasından taşarak, areola çevresinde daha açık renkte sekonder gebelik
areolası meydana gelir. Proliferasyona uğramış süt bezlerinin faaliyete
başlamaları gebeliğin 2. ayının sonunda olur ve sekresyon başlar. Memenin
tabanından mamilla yerine doğru yapılan basınç sonucunda berrak, daha sonraki
aylarda da bulanık bir hal alan beyaz sarımtırak sekret salgılanır. Bu mayi,
olgun süt karakterinde olmayıp kolostrum adını alır (Kolostrum, histolojik ve
kimyasal bakımdan sütten ayrılır). Fakat kolostrum varlığı kesin gebelik bulgusu
değildir. Daha önce gebelik geçirmişse kolostrum sekresyonu senelerce devam
edebilir. Nulliparlarda da kolostrum teşekkülü görülmüştür. Korpus luteum
persistansinde, ovarium kistlerinde, myomlarda, tüberkülozda da kolostrum
oluşabilir. Hatta bazı kadınlarda menstrüasyon sırasında, pubertede,
klimakteriumda, ovariumda oluşan fonksiyonel değişikliklere uygun zamanlarda
kolostrum salgısı görülebilir.

Tüm bu nedenlerle meme salgısı ancak şüpheli gebelik bulgusu kabul edilebilir.
Ama ilk gebeliklerde diğer sebepler de elimine edilebiliyorsa gebelik yönünden
değerli bir bulgu kabul edilebilir.

LİVİDİTE:

Damar genişlemesine bağlı gelişen kan göllenmesi nedeniyle vulva, vagina ve
servikste mavimtırak bir renk belirginleşir.

ABDOMİNAL STRİALAR VE PİGMENTASYON:

Gebelerin yaklaşık %90′ında, stria gravidarum da denilen gerilme çizgileri
ortaya çıkar. Derialtı ve deri ile ilgilidir. Deri dokusunun elastik lifleri
birbirinden ayrılır, altında bulunan ve damardan zengin tabaka kolayca görülür. Gebelerin yalnızca %10′unda gözlenmez. Gebelikten sonra
da beyaz inci sedef gibi izler bırakırlar. Striaların çokluğu kişinin dokusunun
elastikiyeti, derialtı dokusunun yağlanması ve gerilmesi ile ilgilidir.

Gebelikte vücudun belli bölgelerinde ortaya çıkan renk artışı (pigmentasyon) en
fazla göğüs uçları, yüz, karın ve dış genital organlarda görülür. Göbekle pubis
arasında uzanan çizginin koyulaştığı görülür. Ayrıca vücuttaki diğer operasyon
izlerinde de pigmentasyon artışı görülebilir.

Alın-yanak-ağız etrafında kirli kahverengi lekeler kadının yüzüne maskelenmiş
bir görünüm kazandırır ve kloazma gravidarum denir (Gebelik maskesi).

AŞERME-SİNİRSEL-RUHİ DEĞİŞİKLİKLER:

Gebe kadında yemek yeme arzusuyla ilgili ve gebelikten önceki durumuna uymayan
değişiklikler olur. Bazı yemeklere arzusu artar bazı yemeklere karşı isteksizlik
olur. Ekşi, tatlı, tuzlu v.s. isteği artabilir. Gebenin iç-dış dünyasındaki
olaylara reaksiyonu çocuğu arzu edip etmemesine göre değişir.

Fakat tüm bu anlattıklarımız subjektif belirti ve bulgulardır. Kişiden kişiye
çok değişkenlik gösterir. Kesin gebelik tanısı, doktor muayenesindeki objektif
bulgular ve laboratuar tetkikleri ile bu subjektif bulguların birlikte
değerlendirilmesi sonucunda konulabilir.


Gebelik Belirtileri - 4

HAMİLE OLABİLECEĞİNİZİ DÜŞÜNDÜREN İŞARETLER

BELİRTİ ORTAYA ÇIKTIĞI ZAMAN BAŞKA OLASI NEDENLERİ
Adet kesilmesi Tüm hamileliklerde Yolculuk,yorgunluk,stres,hamilelik
korkusu,hormonsal sorunlar,aşırı kilo alma ya da verme, doğum kontrol hapını bırakma,emzirme
Sabah bulantıları Hamile kaldıktan 2-8 hafta sonra Yiyecek zehirlenmesi,gerginlik
Sık idrara çıkma Genellikle hamile kaldıktan
6-8 hafta sonra İdrar yolları iltihabı,gerginlik,şeker
hastalığı
Sızlayan,ağrıyan,şiş göğüsler Hamile kaldıktan sonraki
birkaç gün içinde Doğum kontrol hapları,adet günlerinin yaklaşması
Meme ucu çevresinin koyulaşması ve meme ucu çevresindeki küçük bezlerin kabarması Hamileliğin ilk üç ayı içinde Hormonsal dengesizlik
Önce göğüslerde sonra karında deri altında pembe mavi çizgiler Hamileliğin ilk üç ayında Hormonsal dengesizlik ya da önceki hamileliğin etkisi
Yiyeceklere aşırı istek duyma Hamileliğin ilk üç ayı içinde Kötü beslenme,stres,adet günlerinin yaklaşması

HAMİLE OLACAĞINIZA İLİŞKİN KUVVETLİ İŞARETLER

BELİRTİ ORTAYA ÇIKTIĞI ZAMAN BAŞKA OLASI NEDENLERİ
Rahim ve rahim ağzının yumuşaması Döllenmeden 2-8 hafta sonra Adet kanamasının gecikmesi
Rahmin ve karnın genişlemesi 8-12 hafta Tümör ve fibroidler
Aralıklı ve ağrısız kasılmalar Hamileliğin başında başlar, hamilelik ilerledikçe sıklığı artar Bağırsak kasılmaları
Bebeğin hareketleri İlk olarak hamileliğin
16-22. Haftasında fark
edilir. Bağırsak gaz ya da kasılmaları

KESİN HAMİLELİK BELİRTİLERİ

BELİRTİ ORTAYA ÇIKTIĞI ZAMAN BAŞKA OLASI NEDENLERİ
Ultrasonda bebeğin görülmesi Döllenmeden sonraki 46. Haftada Yok
Bebek kalp atışı 10-20. haftada Yok
Karında hissedilen bebek hareketi 16. haftadan sonra Yok