İlaç bebeğe zarar verir mi?

SORU:
32 haftalık hamileyim. CRP testim yüksek çıktığı için doktorum antibiyotik verdi. Bu ilacı kullanmaya korkuyorum. Acaba bebeğe bir zararı var mıdır? Bir de plasentada kireçlenme varmış. Bebek erken doğabilirmiş, kireçlenme bebeği nasıl etkiler? Doğum çok mu erken olur?
CEVAP:
CRPnin tek başına yükselmesi çok anlamlı değil. Herhangi bir şikayet yoksa ve su gelmiyorsa bence tekrar tahlil yaptırmanız daha uygun. Eğer CRP hakikaten yüksekse, verilecek antibiyotik o hasta olan bölgeye göre (İdrar yolları veya üst solunum yolları)göre farklı ilaçlar kullanılabilir. Plasentanın kireçlenmesine gelince; miadına yaklaşmış bir gebelikte plasentanın olgunlaştığının bir belirtisidir ve normal kabul edilir. Ama daha erken gebeliklerde görülmesi (erken yaşlanma diye anılır) bazı araştırmaların yapılmasını gerektirir. Bebeğin kalp ritmini değerlendiren NST (Non Stres Test gibi), ayrıca bebeği besleyen ve hayati organlara giden damarların dopplerini (kan akım hızı) yapmak gerekir. Bu testler sonucu doktorunuz durumunuza göre alınacak önlemleri size anlatacaktır. Özellikle yüksek tansiyonlu hastalarda ortaya çıkan bu durum ciddiyetle izlenmelidir.


Gebeliğin 7.ayı - Genel Bilgiler

Gebeliğin 7.ayı - Genel Bilgiler

Anne Adayındaki Değişiklikler:
-Büyümesine bağlı olarak kilonuzda hızlı bir artış başlar.
-Vücudunuzda hızlı değişiklikler olmaya başlamıştır.Rahmin göğüs kafesine yaklaşmasından dolayı ,nefes darlıkları olabilir.
-Bebeğin hareketleri dışardan gözlenebilecek düzeyde belirginleşmiştir.
-Karnınızın alt kısmında ağrılar olabilir.
-Arara rahimde kasılmalar yaşayabilirsiniz.
-Bacaklarınızda kramplar,sırtınızda ağrılar ve kabızlık gibi sorunlarınız olabilir.
-Bacaklarınızı dinlendirmeniz gerekir,ve yüzme gibi sporlar iyi gelir.
-Midenizde yanma,karnınızda şişkinlik olabilir.
-Önceki aylarda başlayan kabızlık şikayetiniz devam edebilir.
-Ayaklarınızda,elinizde ve yüzünüzde şişmeler olabilir.
-Arara başağrılarınız ve halsizlik gibi şikayetleriniz olabilir.
-Göğüslerinizdeki büyümeden dolayı çatlaklar oluşabilir; colostrum sıvısı akmaya devam eder.
-Artık bebeğinizin karnınızın aşağısına doğru inmeye başladığını hissedersiniz.
-Bu dönemde çok hassas olabilirsiniz,duygularınızda sürekli değişiklikler olabilir.Annelikle  ilgili endişeler yaşayabilirsiniz.
-Uyku düzensizliği yaşayabilirsiniz.
-28. haftanın bitmesiyle artık gebeliğin yüzde yetmişi bitmiştir.
Bebekteki Değişiklikler:
-Bebeğin çok hareketlenmesi nedeniyle anne adayı bu hareketleri daha çok hissedecektir.
-Bebeğin cildi kıpkırmızı ve çok kırışıktır.
-Beyni ve sinir sistemi çok hızlı gelişir,kalp atışları duyulabilir.
-Bebek yirmi-otuz dakika uyur ve sonra uyanır.Anne adayı bebeğin uyuma ve uyanma vakitlerini fark eder.
-Bebek başparmağını emer.
-Bebeğiniz yirmi sekizinci haftada gözlerini açıp kapamaya başlar.
-Kanı dalak yerine kemik iliği üretir.
-Akciğer gaz değişimini sağlayabilir.
-Işık ve sese cevap verebilir.
-Tat alma duyusu gelişmiştir.
-Bebek doğsa bile prematüre olarak yaşayabilir.
-Bebeğin boyu yaklaşık olarak yirmi beş-otuz santimetre, kilosu 1300-1500 gram civarındadır.
Muayene ve Labaratuar Tahlilleri:
-Mutlaka kan basıncınızı ve kilonuzu ölçtürün.
-İdrar tahlilinizi yaptırın.
-Şişmeler nedeniyle el ve ayaklarınız muayene edilmeli.
-Varis nedeniyle de bacaklar muayene edilmelidir.
-Fundusun yükseklik seviyesine bakılmalıdır.
-Fetusun kalp atışlarına bakılmalıdır.
-Karın muayenesi yapılmalı ve bebeğin pozisyonuna bakılmalıdır.


Yumurtlama Günü Nasıl Anlaşılır ?

OVULASYON (YUMURTLAMA) GÜNÜ NASIL ANLAŞILIR? :
Ovulasyon günü her kadına göre değişir. Bunu anlamak için bazal temperatür denen bir ölçüden yararlanılır.
Yumurtlama (Ovulasyon) bir sonraki adet kanamasının başlangıcından 14 gün önce gerçekleşir.
Adet siklusları 28 gün süren kadınlarda ovulasyon 14. gün de gerçekleşir.Adet siklusu 35 gün süren bir kadında ovulasyon ( 35 – 14 : 21 ) 21. günde gerçekleşirken , 25 gün süren bir kadında (25 – 14 : 11) 11. günde gerçekleşir.
Beden derecesi ile her sabah alınan beden ısısı devamlı olarak bir takvime kaydedilir. Beden ısısının hafif yükselme yaptığı gün (çoğunlukla adetin 15. ve 16. günlerine rastlar) kadının yumurtladığı gündür.

OVULASYONUN GERÇEKLEŞTİĞİ NASIL ANLAŞILIR ?
1 – Göğüslerde hassasiyet

2 - Karın bölgesi ve kasıklarda ağrı , rahatsızlık hissi

3 - Vaginal akıntıların artması

4 - Vücut sıvısının artması

Eczanelerde satılan ovulasyon belirleme testleri ile de ovulasyonun gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenebilir.


Planlı Hamilelik Nasıl Yapılır ?

Planlı hamilelik özellikle kariyer yapma çabasındaki çalışan çiftler için büyük önem taşıyor. Ama “Artık bebek sahibi olmanın zamanı geldi diyorsanız fazla vakit kaybetmeden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Murat Taşdemir’in önerilerine kulak verin.
Günümüz koşulları hemen hemen her alanda olduğu gibi bebek sahibi olma konusunda da plan yapmayı gerektiriyor. Ama kararı verince bebek de hemen gelmiyor. Aylarca çaba! sarfedildiği halde ve klinik olarak hiçbir sorun bulunmamasına rağmen, bazen istenilen hamilelik bir türlü gerçekleşmiyor. Çünkü ya yumurtlama zamanı tutturulamıyor ya da farkında olmadan hamileliği engelleyen hatalar yapılıyor. Oysa maddi ve manevi açıdan hazır olunan bir dönemde bebek sahibi olmak istendiğinde insanların beklemeye pek de fazla tahammülü olmuyor. Peki, doğru olduğu düşünülen zamanda, vakit kaybetmeden hamileliğin gerçekleşmesi için neler yapılmalı, nelere dikkat edilmeli? Uzmanlara göre hiçbir doğurganlık problemine sahip olmayan ve korunmayan bir çiftin ortalama hamile kalma şansı, her adet döneminde yüzde 25 civarında. Çiftin yaşı, regl döneminin zamanı ve ilişkilerin sıklığı ise başarıyı etkileyen en önemli faktörler. Hamileliği sağlayan ve destekleyen koşullara dikkat ederek arzu ettiğiniz bebeğe bir an önce kavuşabilmek için uzmanımızın önerilerini dikkatlice uygulayın.

İdeal yaşta mısınız?
Tıbbi araştırmalar, çocuk sahibi olabilecek çağdaki yetişkinlerin yüzde 10 - 15′inin kısırlık problemi ile karşılaştığını ortaya koyuyor. Aktif bir cinsel yaşamı olan çiftlerin yüzde 57’si üçüncü ayda, yüzde 72’si altıncı ayda, yüzde 85′i de birinci yılın sonunda hamile kalıyor. Hamilelik için gereken süre, çiftlerin yaşları yükseldikçe artıyor. Yaşla beraber kadının üretkenliğinin azaldığını belirten uzmanlar yaşın çocuk sahibi olunmasında bu kadar önemli olmasını başlıca iki nedene bağlıyorlar.
Birincisi yaşlanma sonucunda yumurtaların kaliteleri bozuluyor. İkincisi, ilerleyen yaşla birlikte erken gebelik kaybı olasılığı artıyor. Bir kadın üreme çağı boyunca ortalama 400 - 500 kez yumurtluyor, yaş ilerledikçe kaliteli yumurta sayısı da azalıyor.

Hamilelik öncesi hazırlık çok önemli
Prekonsepsiyon dönemi olarak adlandırılan döllenme öncesi hazırlık döneminin son derece önemli olduğunu belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Murat Taşdemir, bu dönemin en sağlıklı şekilde geçirilebilmesi için anne adayının gebeliğin 2-3 ay öncesinden başlayarak bu 9 aylık döneme hazırlanması gerektiğini vurguluyor: “Döllenme ve döllenen yumurtanın rahmin iç tabakasına tutunması ile başlayan gebelik sürecinde bebeğin organlarını oluşturan hücreler büyük bir hızla bölünerek çoğalır ve oluşturacakları organ sistemlerine göre farklılaşır. Dolayısıyla gebeliğin organların oluştuğu bu ilknemi çok önemli.”

Yumurtlama döneminizi tespit edin
Kadınların en fazla doğurgan oldukları döneme ait şöyle küçük formüller söz konusu: Adetin başladığı gün “1. Gün” olarak kabul ediliyor ve 28 günde bir adet gören kadında yumurtlama 13.- 15. gün arasında gerçekleşiyor, işte bunem en fazla doğurgan olunan zaman. Ancak kadınların tümü bu dönemde yu-murtlamıyor. Bazıları biraz daha önce veya sonra yumurtlayabiliyor. Bazıları da hiç yumurtlamıyor.
Unutulmaması gereken nokta şu! Yumurtlama problemleri olmasına rağmen kadınlar adet görebiliyor ve yumurtlama gücü aydan aya değişebiliyor. Yumurtlamanın olup olmadığı ultrason ya da kan testleriyle belirlenebiliyor.
Erkek spermi cinsel ilişkiden sonra yaklaşık 48-72 saat kadın vücudunda canlı olarak kalabiliyor, işte kadının en doğurgan olduğu bu zamanda, spermin de orada olması gerekiyor, bir de yeterli sperm bulunabilmesi için her gün yerine gün aşırı cinsel ilişkiye girilmesi.
Çünkü fazla sayıda cinsel ilişkide bulunmak erkeğin menisindeki sperm sayısını azaltıyor.

Yumurtlamanın gerçekleştiği nasıl anlaşılır?
Göğüslerde hassasiyet, karın bölgesi ve kasıklarda ağrı, rahatsızlık hissi, vajinal akıntıların ve vajinada ıslaklığın artması gibi şikayetler yumurtlamanın gerçekleştiğinin belirgin işaretleridir. Ayrıca eczanelerde satılan ovülasyon belirleme testleri ile de yumurtlamanın gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenebilir.

Test yaptırabilirsiniz
Jinekologların yumurtlama zamanını izlemek için kullandıkları en önemli yöntem LH düzeyinin tespiti. LH düzeyindeki ani yükseliş, yumurtlamanın 1-1.5 gün içinde başlayacağını, dolayısıyla kadının adetnemi içindeki en verimli 2-3 gününün başladığını işaret eder. İşte bebek sahibi olmaya karar veren çiftler için cinsel ilişkiye girilmesi en öncelikli günler, bu günlerdir. İdrardaki LH düzeyindeki ani yükselişi artık eczanelerde satılan testler sayesinde evinizde de zamanında ve kolayca tespit edebilirsiniz.

Siz yine de tedbirli olun!
İlişki sırasında kayganlaştırıcı olarak tükürük veya diğer krem vs. gibi maddelerin kullanılması spermleri öldürerek hamileliği önleyebilir. Ayrıca yer çekiminin etkisiyle ayakta veya oturur pozisyonda kurulan ilişkide ya da ilişkiden hemen sonra ayağa kalkıldığında spermlerin rahim ağzındaki açıklıktan geçmeleri zorlaşır, ilişki sonrası kadının bir süre sırt üstü yatması hamilelik ihtimalini artırabilir. Her şeye rağmen tamamen sağlıklı bir çiftin hamilelik elde etme şansı her ay yüzde 25′tir. Hamilelik ve öncesindeki dönemde çiftlerin yüksek ısıya maruz kalmaktan kaçınmaları gerekir. Saunadan ve çok sıcak suyla banyo yapmaktan kaçınılmalıdır. Ayrıca hamilelik ve hamilelik öncesi dönemde çalışma ortamındacek öldürücü, kurşun, etilen oksit gibi kimyasal maddelere ve radyasyona maruz kalmaktan kaçınılmalıdır. Bu dönemde çamaşır suyu vs. gibi temizlik maddeleri kullanırken eldiven kullanmaya ve bu maddeleri solumamaya özen gösterilmelidir. Günümüzde bilgisayar kullanımının yaygınlaşmasıyla video, display terminallerinden (bilgisayar ve televizyon ekranı) yayılan elektromanyetik alanın da hamilelere zararlı, olabileceği düşünülmektedir. Bu tip enerjiye maruz kalan kadınlarda düşük oranının arttığı gösterilmiştir. Bu zararlı etkiden korunmak için bilgisayar ekranından 80 cm. uzakta oturulması önerilir. Özellikle monitörlerin arka bölgelerinden uzakta oturmak gerekir.

Doğum kontrol hapı kullandıysanız…
Doğum kontrol hapları en güvenilir doğum kontrol yöntemlerinden biri. Ancak doğum kontrol hapını uzun süre kullanan ve bırakan kadınlarda bir süre daha yumurtlama problemi görülebiliyor. Bu sebeple hamile kalmak için geçen süre diğer doğum kontrol yöntemlerine göre uzun olabiliyor. Bu uzamaya karşın, doğum kontrol hapı kullanımıyla kısırlığın arttığı konusunda herhangi bir kanıt yok. Doğum kontrol hapıyla korunan kadınlar hapları kullanmaya devam ederken de (örneğin kullanmaya yeni başladıklarında) veya kestikten hemen sonra hamile kalabilirler, bu durumda bebeğin sağlığı olumsuz etkilenmez.

Şansınızı artırın!
Sağlıklı beslenmek yumurta ve sperm kalitesini, dolayısıyla da döllenmeyi etkiler. Hamilelik öncesi dönemde sağlıklı beslenme alışkanlıklarının edinilmesi ve bunların hamilelik süresince devam ettirilmesi çok önemli. Düzenli beslenme alışkanlığı anne adayına, ailesine ve gelişecek bebeğin sağlığına katkıda bulunur.
Boyunuza ve vücut yapınıza uygun kiloda olmak, sağlıklı bir hamilelik için ayrıca önemli. Hamile kalmadan önceki dönemde yağdan fakir, liften zengin diyet uygulanarak ve egzersiz yaparak kilo verilmesi uygun olur. Ancak hızlı kilo verebileceğiniz diyetler hamile kalma şansını düşürüp, hamilelik öncesi besin depolarınızı azaltır.
Sağlıklı hamilelik için en önemli vitamin folik asittir. Döllenmeden hemen sonra omurilik ve sinir sisteminin gelişmesinde önemli rol oynar. Hamilelikten önceki 3 aylık dönemden itibaren, günde 400 mg. folik asit takviyesi sinir sistemiyle ilgili bozuklukların oluşmasını engeller. Folik asit narenciyede, yeşil yapraklı sebzelerde, fındık, badem ve baklagillerde bulunur,
nde 300 mg.’dan (3 bardak filtre kahve) fazla kafein alınması üreme sağlığını olumsuz etkiler. Kafein kahvenin dışında çay, kakao, kolalı içecekler gibi birçok gıdada bulunur. Bazı çalışmalar fazla kafein alımının düşüklere yol açtığını göstermiştir. Hamilelik ve öncesi dönemde kafein alımı mümkün olduğu kadar azaltılmalı ve kafeinsiz içecekler tercih edilmelidir.
Hamilelik öncesi ve hamilelik döneminde hiç alkol alınmaması en doğru yaklaşımdır. Alkol erkeklerde sperm sayısını ve kalitesini azaltır.
Hamilelik ve öncesi dönemde sigara içilmemesi ve sigara içilen ortamlardan uzak durulması gerekir. Sigara yumurta ve sperm kalitesini bozar, yumurtanın döllenmesini ve döllenen yumurtanın rahme tutun-masını zorlaştırarak hamileliği önler. Sigara içen kadınlarda dış gebeliğin daha sık görüldüğünü gös-teren çalışmalar vardır. Bu dönemde sigara bırakmayı kolaylaştıran nikotin sakız ve bantlarının kullanımı önerilmez.
Suni tatlandırıcılar ve bunları içeren gıda maddelerinin kullanımından da hamilelikte ve öncesindeki hazırlık döneminde kaçınılması gerekir.
Hamilelik öncesi ve hamilelik döneminde çiftlerin stresten mümkün olduğu kadar uzak kalması ve yeterince dinlenmesi gerekir.
Egzersiz fazla ağır olmamak şartıyla önerilir. Ağır egzersiz kadın ve erkekte üreme sağlığını olumsuz etkiler.


Ne Kadar Zamanda Hamile Kalınır ?

Çiftler genelde hamile kalmamak için büyük çaba sarf ederler ve çeşitli yöntemlere başvururlar. Ancak bir bebek sahibi olmaya karar verdikleri an şaşırtıcı gerçekle karşılaşırlar. Bu şudur; aslında bir aylık adet periyodunda hamile kalabileceğiniz zaman 4 gün kadar kısa bir zaman dilimidir. Bu kısa zaman dilimi döllenmeye hazır olgun bir yumurtanın yumurtalığınızdan atılarak tüplerden rahme geçişine kadar olan zaman dilimini kapsar. Eğer bu 4günlük kısa dönemde yumurta döllenmezse adet kanamanız başlar.

Bu sebepten dolayı hamilelik şansınızı arttırmak için tam bu kısa yumurtlama döneminde ilişkiye girmeniz gerekir. Peki siz bu döneminizi nasıl belirleyebilirsiniz? Bunun için değişik metotlar vardır. İlk olarak adet günlerinizin tarihini kaydederek kendi adet takviminizi oluşturabilirsiniz. Özellikle düzenli adet gören hanımlarda bu çok işe yaramaktadır. Normalde kadınların adet dönemleri 24-36 gün arasında değişmektedir. Bir sonraki adet döneminin tahmini başlangıcından 14 gün evveline gidildiğinde iki gün öncesini ve iki gün sonrasını alarak bu dört günlük zaman dilimini bulursunuz. Bu dört gün içinde bulunduğunuz adet döneminin ortalarına denk gelir.

Doğum kontrol yöntemi kullanmayan ve haftada 2-3 kez düzenli ilişkiye giren çiftlerin ilk yıl içinde hamilelik başarı oranları %80’dir.%10-15’i ise ikinci yılda başarıya ulaşırlar. Ancak ilk bir yıl içinde hamile kalamayanların kısırlık açısından tetkik edilmesi doğru olur.